Senpailik Üstüne
 |
Yazarın Notu:
Bu yazıyı, 01.03.2011 tarihinde kendi Kendo dojomdaki arkadaşların dikkatini senpailik kavramına bir nebze olsun çekebilmek için yazdım. Şimdi de fikirlerimi Budo’nun diğer dallarıyla ilgilenen arkadaşlarla paylaşmak istiyorum.
Kanımca bu konu Aikido, İaido, Judo vs. gibi diğer Budo branşlarıyla da ortak özellikler göstermektedir. Bu nedenle yazımda geçen Kendo kelimeleri yerine okuyucu Budo kelimesini koyarak yazıyı okursa, bence yazının içeriğinde bir anlam değişikliği olmayacaktır.
Saygılarımla,
Ali Barış Öztük
28.08.2011
|
Senpai Nedir?
İşe Kendo’da hep duyulan şu kelimeyi açıklayarak başlayalım: “Senpai”. Bu kelimenin Kendo’da basit bir tanımı vardır:
Senpai, Kendo’da görece yüksek seviyede (Kyu veya Dan) olan veya aynı seviyede olup daha uzun süredir Kendo çalışan kişidir. Aslında bu kelime Japonca’da sadece Kendo için değil diğer tüm Budo branşları, hatta eğitimin söz konusu olduğu her yerde kullanılabilir. Mesela bir lise 3. sınıf öğrencisi, aynı lisede 1. sınıftaki bir öğrencinin senpaisi sayılabilir. Yani bu sıfatın aslında öyle büyülü veya ruhani bir anlamı yoktur. Basit olarak kıdeme duyulan saygıyı belirtir. Bu bağlamda düşündüğümüzde, her kendocu görece bir diğerinin senpaisidir. Bu ilişki sadece aynı dojoda çalışanlar arasında geçerli bir ilişki değildir. Mesela falanca dojodan falanca kişi sizden daha üst bir kyu veya dan seviyesine sahipse veya sizden daha uzun zamandır Kendo yapıyorsa, o kişi sizin senpainizdir. Başka bir ülkedeki bir dojodan tanımadığınız biri için de bu kural geçerlidir. Kendo’da ahlaki bir kural olarak senpai sıfatını, bu tanıma uyan herkes için kullanırız ve onlara saygı gösteririz. Aynı şekilde siz de başkalarının senpaisi olursunuz ve onlar da size aynı şekilde davranırlar ya da davranmalıdırlar. Bu sadece dojoda Kendo çalışırken uymamız gereken bir saygı kuraldır. Çünkü burada saygı kişinin kendisine değil Kendo’daki “senpai kavramı”na gösterilir.
Budo’daki senpai kavramını açıklamak içinse bu tanım yeterli değildir. Senpailik kavramının bu basit tanımın ötesinde bir anlamı vardır. Bunu anlatması biraz zordur, ancak kendi Kendo hayatımdan bir örnek vererek size anlatmaya çalışacağım.
Bugün çalıştığım dojoda başka kimsenin adını bile bilmediği birisinden bahsetmek istiyorum. Baran Senpaim... Kendisi uzun zaman önce, özel nedenlerle Kendo’yu bırakmak zorunda kaldı. Sanırım bu kadarı bile durumu anlatmaya yetiyor.
Baran Senpaim beni Kendo’ya başlatan kişidir. Aynı zamanda Kendo yaptığı süre boyunca benimle ilgilenmiş, yaşadığım her sıkıntı ve problemde bana yardım etmiştir. O zamanlar dojoda birçok kişi düşük Kendo seviyemden dolayı bana ümitsiz vaka olarak bakarken senpaim bana hep değer vermiş, kendomu geliştirmek için elinden gelen her türlü yardımı yapmıştır. En sıkıntılı zamanlarımda bana destek olmuştur. Kendisinin üstün çabaları olmasaydı bugün Kendo’da 3. dan seviyesine ulaşmam kesinlikle mümkün olmazdı. Kendisi 1. kyu olarak kaldı, ancak bu seviye farkına rağmen o benim hala senpaimdir. Ben yaşadığım sürece de senpaim olarak kalacaktır. Senpaim bu yazıyı belki de hiçbir zaman okumayacak veya bilmeyecek olsa da, kendisine huzurunuzda sonsuz teşekkürlerimi, sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum. İşte klasik tanımın dışında gerçek anlamıyla senpai modeli budur. Baran Senpaim kendisine gösterdiğim saygıyı ve sevgiyi son zerresine kadar hak etmiştir. Hatta çok daha fazlasını hak etmiştir. Üstelik sadece dojoda değil, onu gördüğüm her yerde bu saygı ve sevgiyi göstermek benim görevimdir. Kendo hayatımın başlarında böyle bir senpaiye sahip olduğum için kendimi çok şanslı sayıyorum.
Şu bir gerçek ki, bu tür bir senpai-kohai ilişkisini kurabilmek oldukça zordur. (Not: Kohai, senpainin tam tersi, “görece düşük seviyeli veya kıdemsiz olan” anlamına gelir.) Eğer senpai konumunda olan kişi, bu sıfatın Kendo’da ona verdiği yükümlülüğün bilincinde olarak hareket eder ve kohaisine sorumluluk, sabır ve hoşgörüyle yaklaşmayı başarabilirse, eninde sonunda kohaisinden bağlılık ve saygı görecektir. Sonuçta bu durum her ikisi için de son derece yararlı olacak, her ikisi de Kendo’da başarılı bir gelişim çizgisi yakalayacaktır.
Kendo’da senpai ve kohaisi arasındaki sevgi ve saygı, bütün bir yapıyı bir arada tutan çimento gibidir. Bu çimento olmadan insanları bir araya getirip huzurlu bir çalışma ortamı (dojo) yaratmak mümkün olmaz. Bu olmayınca da Kendo’da gelişmek mümkün olmaz. Böyle bir durumda herkesin kendosu eninde sonunda olumsuz yönde etkilenir. Neticede bütün bir dojo bu durumdan zararlı çıkar. Senpailiğin getirdiği sorumluluk duygusu ağır olmakla beraber, kişinin kendosunu hem fiili hem de manevi anlamda çok geliştiren bir olgudur. Bu yönüyle senpailik, hem Kendo’da yerine getirilmesi gereken bir vazife hem de kendomuzun gelişmesini sağlayan en önemli etkenlerden biridir.
Bir vazifedir; çünkü kişi Kendo’da gelişirken kendi senpailerinin ona gösterdiği eğitimden ve destekten az veya çok faydalanır. Günü geldiğinde aynı hizmeti kendi kohailerinize göstermeniz, Kendo’ya karşı yerine getirmeniz gereken bir vazifedir.
Bir eğitimdir; çünkü senpailik hırs ve korkuyla kirlenmiş ruhunuzu temizleyebilmenizi sağlar, kohailerinize örnek olmaya çalışırken kendi kendonuzu güzelleştirmeniz için sizi zorlar. Kendo’daki en temel noktaları sürekli hatırlamanıza ve kendinizi yola sokmanıza yardım eder.
Kendo’da çok bilinen ve değer verilen bir sözü burada tekrarlamak istiyorum: “KEN WA KOKORO NARİ” yani “KILIÇ RUHTUR”. Her ne kadar bu sözün getirdiği anlamlar son derece yoruma açık olsa da, bence doğru anlamlarından biri de şudur: “İyi bir kılıca (Kendo’ya) sahip olabilmek için iyi bir ruha sahip olmak gerekir.” Kalbi kötü olanın kendosu da kötü olur. Bu nedenle kalbi temizlemek Kendo’da gelişmek için şarttır.
Kalbi temizlemenin bir yolu ‘hizmet etmek’tir. Kendo’da hizmetin en değerlisi, sizden sonra gelen kendoculara (kohailerinize) her durum ve şart altında yardım etmektir. İşte bu doğru senpailiktir. Bu yüzden “senpailik makamı” bir hizmet makamıdır. Unutmayın ki, şartlar kolay olduğunda hizmet etmek ‘hizmet etmek’ sayılmaz. Asıl şartlar zor olduğunda hizmet etmek gerçekten “hizmet etmek”tir. Senpailik asla ve asla kendi hırs ve ihtiraslarımızı başkalarının üzerinde kullanabileceğimiz bir yer değildir. Hırs ve öfkeyle kohailerine yaklaşanlara kimse gerçekten senpai demez. Onlar sadece şeklen senpai olabilirler. Gerçek senpai olamazlar. Gerçek senpai olamazlarsa da Kendo’da asla belli bir seviyenin üzerine (manevi anlamda) çıkamazlar. Gün gelir yorulur, sıkılır ve muhtemelen bırakırlar. Naçizane Kendo geçmişimde bu durumun sayısız örneğini gördüm. O nedenle size şiddetle tavsiye ediyorum ki senpailik görevinizi içtenlik, sevgi ve onurla yapın. Kendi Kendo hayatımda bu görevi üstlenmenin verdiği sorumluluk bilinci beni çok motive etti. Bu sayede Kendo’daki gelişimimin çok hızlandığına inanıyorum.
Peki nasıl iyi bir senpai olunur?
Kendi deneyimlerime dayanarak bu soruyu madde madde cevaplayabilirim:
-
Kohailerinize her zaman sevgi, saygı ve ilgiyle yaklaşın. İstek ve ihtiyaçlarını külfet olarak değil görev olarak algılayın.
-
Hiçbir kohainize kendi talebi olmadan bir şey öğretmeye çalışmayın. Unutmayın; öğrenci öğrenmek istemeden öğretmen öğretemez. Bırakın kohailer gelip bunu sizden talep etsin. Ancak o zaman öğretmeye başlayabilirsiniz. Kimseye durduk yerde bilmişlik taslamayın.
-
Bir soru sorulduğunda sadece sorulan soruyu cevaplayın, başka bir şey anlatmayın. Gereksiz konuşmayın. Kafa karıştırmayın.
-
Kohainizin bir yanlışını gördüğünüzde önce kendi yaptıklarınızı hatırlayın. Eğer siz de aynı yanlışı yapıyorsanız önce kendinizi, sonra kohainizi düzeltin.
-
Asla kendi yapmadığınız veya yapamadığınız bir şeyi kohailerinizden istemeyin.
-
Kohainiz saçma, komik veya yanlış bir şeyden bahsetse bile önce onu sabırla dinleyin, sonra sakin ve kibar bir şekilde cevaplayın. Asla kalp kırmayın.
-
Kendinizi kohailerinizin yanında sorumlu hissedin. Sanki onlar sizin hocalarınızmış ve size not vereceklermiş gibi düşünün.
-
Kohailerinizin başarısını kendi başarınız olarak algılayın. Onları asla rakip olarak görmeyin. Kendo’daki gelişmelerine yardım etmek için elinizden geleni yapın. Unutmayın; bir senpai ancak kendi kohaisi gelişirse gelişebilir.
-
Kohainizin bir yanlışını gördüğünüzde kibarca uyarın. Tekrarlarsa tekrar uyarın. Yine tekrarlarsa bu sefer durumu kendi senpainize götürün. Sorun devam ederse durumu hocanıza götürün. Asla kırıcı olmayın.
-
Senpai ile sensei (hoca/eğitmen) arasındaki farkı iyi ayırt edin. Sensein söylediği ve yaptıklarıyla çelişmemeye özen gösterin. Sizin düşünceniz farklı olsa bile böyle davranın. Aksi takdirde kohailerinizi zor durumda bırakırsınız.
-
Senpai ve kohai arasındaki ast-üst ilişkisinin sadece dojo içinde geçerli olduğunu unutmayın. Dojonun dışında iki eşit insan olduğunuzun bilincinde olun. Senpai-kohai ilişkisini Kendo çalışması dışında hiçbir yerde kullanmaya kalkmayın. Bunun şakasını dahi yapmayın.
Sevgi ve Saygılarımla,
01.03.2011
Ali Barış Öztürk